Bilgilenme, öğrenme ve eğlenme amacının dışına
taşan televizyon izleme süresi, kumandanın
izleyiciye egemen olduğu bir noktaya
dayanmıştır. Şiddet, pornografi ve manipülatif
görüntülerin yoğun olarak kullanıldığı
televizyon programları, bir süre sonra
“kolik”lik oluşturmakta, insanlar televizyonun
esiri haline dönüşmektedirler.
TV karşısında geçirilen zaman, yetişkinler için
asosyal bir yaşantı anlamına gelmekle beraber,
program ve dizilerin şiddet ve müstehcen
içerikleri yetişme çağındaki çocukların kişilik
gelişimine de olumsuz etki yapmaktadır.
Sağlığımız, hobilerimiz ve kişisel gelişimimiz
için ayrılması gereken zaman dilimi TV izlemeye
ayrılmaktadır.
“Turn Off TV/Turn On Life-TV Kapa/Yaşamı Aç”
kampanyası, televizyon karşıtı bir kampanya
değildir. Aksine bilgilenme, haber alma ve
eğlenme gereksinimini en yaygın şekilde
karşılayabilecek araç, televizyondur. Ancak
televizyonun bu işlevinin dışına çıkarak insan
yaşamını ele geçirmesi, insanın kendi yaşamını
yaşamak yerine, yaşama seyirci kalması olgusuna
karşı, bu kampanya toplumsal bir tepki ve uyarı
eylemidir.
Kendimizden çok dizi karakterlerinin
konuşulduğu, yaşam yolumuzda yanlış örneklikler
sergileyen içerikleriyle yaşamımızı dejenere
eden programlara karşı dikkat çekme isteğidir.
Dünyada 1992’den bu yana, ülkemizde ise
Tüketiciler Birliği’nin girişimiyle
2002 yılından bu yana gerçekleştirilen
“TV. Kapa/Yaşamı Aç-Turn Off TV/Turn On Life”
kampanyası, bu yıl 19-25 Nisan 2010 tarihleri
arasında gerçekleştirilecektir.
Şarkıcı, dans derken yemek yarışmalarının,
şiddet, alkol ve ahlaka aykırı yaşam
tercihleriyle doldurulmuş dizilerin, evlilik
programlarının kamuoyunu rahatsız eder boyutta
sergilendiği bir ortamda, tüm dünya ile
birlikte, biz de dokuzuncu kez “Turn Off
TV/Turn On Life-TV Kapa/Yaşamı Aç”
kampanyasına katılıyor, televizyonlarımızı
kapayarak, yaşamın penceresini açıyoruz.
Hatice Saadet Kalyoncu
Turn Off TV/Türkiye Koordinatörü